babalar-gunu-hediyesi-bir-dogum-hikayesi-annelik

Babalar Günü Hediyesi Bir Doğum Hikayesi

Bundan beş sene önce bugün ( 19 Haziran 2010) hastane çantamız elimizde artık 41. Haftayı doldurmuş ve kıpırdamakta zorlanan ben ( dile kolay 27 kilo ile) doktorumun artık tamam bunun geleceği yok, gelin hastaneye suni sancı ile doğumu başlatalım demesiyle, eşim ve aileler ile hastaneye gittik. Hamileliğimin başından beri normal doğum istedim bunu bilen doktorum da sağ olsun hep saygı gösterdi isteğime. Yalnız şöyle bir sorun vardı Masal’ın gelmeye hiiiç niyeti yoktu.

Suni sancı verildi, saatler geçti, epidural takıldı, hastane koridorlarında sayısız voltalar atıldı ama tık yok ! Gece olduğunda ve hastaneye gelişimizden 14 saat geçtiğinde doktorum benim korku dolu bakışlarım karşısında “Akçacım meraklanma boş oda buldum ben hastanede yatıcam bu gece iki saatte bir de kontrole geleceğim” dedi ve beni rahatlattı. Hastanenin doğum katını dolduran ve eşimin Bursa’dan gelen aile ve arkadaş güruhu ( ki bu başka bir yazının konusu olacak) da uyumaya gitmek zorunda kaldı. Gece bir şekilde geçti, voltalar atılmaya devam edildi, annem, ablam ve eşim hafif yamulmuş ama gülümsemeye çalışan suratlarla sabaha kadar bekledik. Etti mi sana 24 saat ! ben hala sinirlerimin bozulmasına rağmen normal doğum istiyorum diye direnmedeyim. Canım doktorum sabah geldi ve son defa beklediğini eğer doğuma hazır olmazsam sezeryana alacağını söyledi. Aldı mı beni bir korku, başladım ağlamaya...

Günlerden 20 Haziran pazar ve o gün babalar günü ! Derken Masal hanım benim üzüntümü fark etmiş olacak ki bize bir sürpriz yaparak sezeryana çeyrek kala kendi isteği ile gelmeye karar verdi ve doğumhane yolları gözüktü... Epeyce büyük bir bebeği kısa bir sürede doğurup çıkıverdim vallahi ( Doktorum benden sonra birçok hastasına beni anlattığını söyledi kız 24 saat kastı üstüne bir de 4,270kg bebeği normal doğurdu diye ! )

İşte Masal kız bir babalar günü, babasına kıyak geçerek ona ilk babalar günü hediyesini verdi ! Onu ilk kucağıma verdiklerinde hissettiklerimi ancak anneler anlayabilir sanırım, tarifsiz bir mutluluk, heyecan, şefkat, masumiyet ve dönüşüm.. Evet bir dönüşüm, çünkü siz o andan itibaren sadece kendisi için değil çocuğu için nefes alan ve yaşayan bir anneye dönüşüyorsunuz.. Bir iken çoğalıyorsunuz, birer anne baba ve bir aile oluyorsunuz.. ve o andan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmuyor, zaten de olmasın bence ! Hep okuyorum annelik içgüdüsel ama babalık öğrenilen bir şey diye... tamamen katılıyorum.

Babaların öğretmenleri de bebekler ve çocuklar...nasıl tutacakları ile başlayan, her gün yeni bir şey öğreten, duygularını ifade edemeyen adamları bile baştan çıkaran, yeri geldiğinde anneden de telaşlı bir şekilde bu çocuğun ateşi var diye panik yapan, boğazına kaçan su yüzünden boğulacak sanan ama bir şey olmadığını geç de olsa(!) öğrenen, bir türlü çocuğuna kızamayan, sesini yükseltemeyen babalar... Her erkek, çocuğu olduğunda iyisi ile kötüsü ile bir dönüşüm yaşıyor. Kimisi zaten buna hazır oluyor çocuğunun gözünde “iyi” bir baba oluyor, kimisi de beceremiyor bazı şeyleri belki suçlanıyor anne tarafından, çevre tarafından ama önemli olan çocuk büyüdüğünde babasını nasıl hatırladığı ve hatırlayacağı güzel anılara sahip olması değil mi zaten?

Benim maalesef babamla çok yakın bir ilişkim olmadı, olamadı ve babamı kaybettiğimde düğünüme iki ay vardı... Masal’ı tanımasını isterdim, dört torunundan sonra sadece onu göremedi çünkü. Baba her çocuğun hayatında özellikle bir kız çocuğun hayatında önemli bir figür keşke her baba bunun değerini bilse ve özel bir şey olduğunu anlasa !

E “Babalar Günü Kutlu Olsun” o zaman, tüm yaşayan ve bu dünyadan göçüp gitmiş babaların !

1849

Okunma

0

Yorum

0

Beğeni

Facebook

Twitter